Son yıllarda bilgisayar teknolojilerindeki gelişmeler, özellikle Internet’in ortaya
çıkışı ve hiç öngörülmediği biçimde yaygınlaşması, bilgiye erişimi çok kolay ve
hızlı hale getirmiştir. Her konuda ve inanılmaz hacimdeki bilgiye artık kolaylıkla
ulaşabiliyoruz. Dünyanın her yerindeki olay, gelişme, icatlardan anında haberdar
oluyoruz. Her alanda yer alan baş döndürücü hızlı gelişmeler insanların okulda öğrendikleri
bilgilerle kalmalarına olanak tanımıyor. Her an her yerde sürekli öğrenmek durumda
çağımızın insanı. Bir yerde bilgisayar teknolojilerinin yol açtığı sağladığı bu
bilgi patlaması ve paralelindeki sürekli öğrenme zorunluluğuna yine bilgi teknolojileri
yardımcı oluyor. Okul yaşamından sonra da çeşitli konuları öğrenmek isteyen insanlar
1950’lerde mektup ve radyo aracılığıyla öğrenmelerine devam edebilirken şimdi bilgisayarların
ve iletişim ağlarının sağladığı ortamlardan yararlanarak öğrenmelerini sürdürebiliyorlar.
Öğrenen ve öğretmenin farklı fiziksel mekanlarda bulunduğu ve mektup-radyo-TV ile
başlayan uzaktan eğitim / uzaktan öğrenim kavramı, son yıllarda bilişim teknolojilerinden
yararlanılarak gerçekleştirilmekte olup e-öğrenme "e-learning" adını almaya başlamıştır.
E-Eğitim bu yönde duyulan ihtiyaçları karşılamak üzere geliştirilmiştir. E-Eğitim,
internet teknolojileri aracılığı ile öğreten ve katılımcının aynı zamanda ve aynı
ortamda bulunmalarına gerek kalmadan gerçekleştirilen eğitim faaliyetlerinin tümünü
kapsar.
Bu faaliyetleri sağlayabilmek ve yönetebilmek için geliştirilen çözümler Eğitim
Yönetim Sistemi (EYS) ya da Learning Management System (LMS) olarak bilinmektedir.
E-Eğitim süreci boyunca katılımcılar, öğretmen ve öğrencinin aynı ortamda ve aynı anda bulunmalarına gerek kalmadan,
sunulan ders içeriklerine istedikleri zaman ulaşabildikleri gibi, e-mail
veya forum gibi etkileşim araçları ile kendi aralarında ve eğitmenler
ile iletişim kurabilirler.
E-Eğitim, kişilere bilgisayar ekranından
salt metinleri okutmak veya hiçbir eğitim tekniği içermeyen aşırı animasyonlarla
doldurulmuş ekranları izletmek değildir. Aksine, sınırlar zorlanarak teknolojinin
sunduğu tüm imkânlar ile klasik uzaktan eğitim anlayışı yıkılarak, eğitim birden
fazla duyuya, birden fazla şekilde hitap ederek öğrenme gerçekleştirilmelidir.
Unutmayın!
Eğitimin kalıcılığı, hitap ettiği duyu sayısının çokluğuyla doğru orantılıdır. Eğer
tüm bunlar sağlanır ise öğrenci kendisini daha fazla eğitimin içerisinde hissedecek
ve sınıf eğitiminden daha çekici bir ortam içerisinde eğitimini alabilecektir. Üstelik
öğrenme hızını, yerini ve zamanını bizzat öğrencinin kendisi belirleyecektir.
e-Eğitim Internet/Intranet veya bir bilgisayar ağı bulunan platform üzerinde sunulan,
web tabanlı bir eğitim sistemi olarak tanımlanabilir. e-Eğitimin geleneksel eğitim
anlayışından en büyük farkı içerdiği teknoloji boyutu gibi görünse de gerçekte köklü
bir değişimi öngörmektedir. Bu yaklaşım; bireyi merkeze alan, onu bilgiye ulaşma
yönünde motive eden ve ona öncelik veren bir modeldir. e-öğrenme ile öğretmen ve
öğrencinin aynı ortamda ve aynı anda bulunmalarına gerek kalmadan eğitim etkinlikleri
gerçekleştirilir.
e-Eğitim genelde iki şekilde gerçekleşmektedir:
- Asenkron Eğitim: Kişilerin bilgisayar başında kendi kendilerine eğitim almaları.
- Senkron Eğitim: Eş zamanlı olarak bir grup öğrenci ve ders öğretmeninin, canlı olarak bilgisayar ortamında, bir sınıfta buluşmaları.
Buradasınız >>